Kelebek Etkisi kategorisindeki yazılar

‘Zumbara açılmıyor’

yelizyilmaz |
26 Aralık 2014 |

Dün akşam İTÜ Pemakültür Kulübü’nün Zumbara’yı davet ettiği etkinliği ve bu sabah Zumbara’dan Cem’in FB’dan yayınladığı bu fotoğrafı da gördükten sonra bu yazıyı tüm Zumbaralılarla paylaşmak istedim.

Zumbara bilindiği üzere hem çevrimiçi (www.zumbara.com), hem de çevrimdışı ayağı olan bir topluluk. Çevrimdışı değimizde, insanların yüzyüze görüşerek bir araya geldikleri servis değişimlerini, buluşmaları ve etkinlikleri kastediyoruz. Zumbara’nın çevrimdışı tarafı birçok ilde aktif bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Fakat çevrimiçi kısmında bir takım sıkıntılar yaşıyoruz.

Zumbara 2013 yılının başında Armağan Ekonomisi ile yoluna devam etmeye karar vermişti. Ayşegül ve Meltem’in bu videosuyla hafızalar tazelenebilir.

Aldığımız bu karar sonrasında Zumbara’nın çevrimiçi kısmı ile tam zamanlı olarak birisi ilgilenemediği için zaman zaman teknik sorunlar yaşadık. Ardından bir kitle fonlaması kampanyası yaptık ve toplanan destek ile sitedeki sorunların bir kısmı düzeltildi. Bu destek sonrasında sistemdeki bakım işlemlerinin eksikliği sonucu teknik sorunlar yaşamaya tekrardan başladık. Çünkü Zumbara.com gibi yazılımsal olarak karmaşık ve büyük bir sistemin en azından bir kişi ile tam zamanlı olarak geliştirmesi ve bakımının yapılması gerekiyor.

Bu süreçte gönüllü olarak bizden desteğini esirgemeyen çok sayıda kişi oldu. Hala da gönüllü çabalarla site ayakta tutuluyor. Gün geldi siteyi barındıran sunucunun ücretini karşılayamadığımız için sponsor desteğiyle başka sunuculara taşınmak durumda kaldık. Benim bildiğim kadarıyla site şu an 3. kez geçici olamak üzere bir yere taşınmış durumda. Bu taşıma işlemleri yapıldıkça sistemde hatalar çıkıyor tabii ki. Zaman zaman site açılmıyor veya şu aralar profil fotoğrafı bile yükleyemiyoruz. Hatta 2 gün öncesine kadar, bu yazıyı paylaştığım blogumuz uzun bir süredir yayın yapamıyordu. Sağolsun Ahmet tekrardan blogumuzu yayına aldı ve bu yazıyı okuyabiliyorsunuz :)

Her ne kadar teknik sorunlar yaşasak da, Zumbara’daki heyecan hala ilk günkü gibi devam ediyor. Topluluğa olan güven, bağlılık ve ihtiyaç aşikar. Zumbara.com, dünyada zaman bankası uygulamasını kullanan toplulukların çoğunda olmayan bir sosyal ağ görevini üstleniyor. Bu sebeple yazılımının geliştirilmesine devam etmek gerek.

Daha önce şöyle fikir ortaya atılmıştı ama hissediyorum ki bu fikri uygulama ve güçlerimizi birleştirme vakti şimdi geldi :) Buluşup konuşmalıyız! Zumbara.com için bize görüş, öneri ve teklif getiren birçok kişi ve grup oldu. Bu konuda enerjisi olan ve katkı koymak isteyen herkesin bir araya gelerek bir beyin fırtınası yapıp, websitesinin düzenlenmesi için yol haritası çıkarması güzel olmaz mı? Yeni yılda dilek dilemek adettendir. Benim de 2015′ten Zumbara için dileğim websitesinin teknik sorunlarından arınması ve geliştirilmesine devam edilmesi şeklinde. Böyle bir buluşmanın olmasına niyet ettim gitti :)

Gülümseyin! Bugün Dünya Gülümseme Günü :)

yelizyilmaz |
04 Ekim 2013 |

Dünya üzerinde en çok bilinen sembol olarak kabul edilen Smiley 1963 yılında Harvey Ball tarafından çizilmiş.

Yıllar geçtikçe çizimini yaptığı bu sembolün fazlasıyla ticarileştirildiğini ve orijinal anlamını yitirmesini gören Harvey endişelenmeye başlamış. Ve Dünya Gülümseme Günü fikri doğmuş. Çünkü Harvey’e göre insanlar her yıl en azından bir gününü gülümsemelere ve iyi hareketlere harcamalıymış. Ve gülen surat hiç bir politikaya, coğrafyaya ve dine ait değilmiş.

Harvey’in fikri 1999 yılında hayata geçmiş ve o zamandan beri Ekim ayının ilk cuması Dünya Gülümseme Günü olarak kutlanmakta. Bugünün sloganı ise şöyle: “Bir iyilik yapın. Bir insanın gülümsemesine yardım edin!

Bu günün amacı bana Zumbara’da yaptığımız Kelebek Etkisi oyunlarını hatırlattı. Bugünün oyunu da ‘gülümseyerek gülümsetmek’ olsun o zaman :)

Bu yağmurlu günde gülücüklerin sizi ısıtması dileğiyle :)

Kelebek etkisi oyunları Zumbaranın facebook sayfasında devam edecek…

aysegulguzel |
16 Ağustos 2011 |

‘Kelebek Etkisi’ macerasına başladı ama devam ettiremedi diye düşünen varsa aranızda durum böyle değil. Günlük hayatımda küçük oyunlar ile devam ettirdiğim bu serüvenin formatına kafa yormaktaydım. Eeee malum blogdan yayınladığımız günlük, 2 günlük veya haftalık kelebek etkisi rolleri blog yazılarımızı e-mail yolu ile alan bir çok kişiyi e-mail bombardımanına tutabilir diye düşündüğümüz için bundan böyle bu deneyi Zumbara’nın Facebook sayfasından devam ettirmeye karar vermiş bulunuyorum.

Her 2 güne 1 kelebek etkisi oyunu ile devam edeceğim bu deneyde sizlerin de desteğine ihtiyacım var. Yorum yazarak bu serüvene devam etmem için beni destekleyebilir, yeni fikirlerde bulunabilir ve hatta sizler de yayınladığım küçük oyunları yaparak görüntülerini paylaşabilirsiniz. Tüm bunlar gerçekten benim için önemli. Böylelikle sizde ‘kelebek etkisi’ çemberinin içinde bir halka olursunuz.

O zaman ‘kelebek etkisi’ ile ilgili bu kararımı açıkladıktan sonra bu günün oyunundan bahsedeyim. Bu hafta biraz daha kendimi iyi etmeye yönelik oyunlar yaparak bunların etkilerini gözlemlemek istiyorum. Biraz da rahatsızım, bu yüzden kendimi şımartmak hiç fena olmayacak.

Bugünün oyunu: En az 5 ağaç bulunan bir ortama gidin, orada en azından 15 dakika geçirin ve sonunda kimsenin ne düşüneceğine aldırmadan gözünüze kestirdiğiniz bir ağacı sımsıkı kucaklayın!

Ben oyunumu yaptım bile. Hem de Belgrad ormanında. 5 ağaç ne kelime, koskoca ormanın ortasındaydım. 15 dakika ne kelime 1 saatimi tek başıma ağaçlarla geçirdikten sonra, üzeri neredeyse yeşil bir battaniye ile çevrili koca bir ağacı kucaklamak için kollarımı ve ellerimi sonuna kadar açtım:)

Keyfime diyecek yoktu yani! Bana katılmak isteyen var mı bu oyunda?

Kelebek Etkisi 4. Görev Tamamlandı: Hediyelerin Yolculuğu Devam Etmeli

aysegulguzel |
29 Temmuz 2011 |

Geçen sene Ürdün’de iken çok şaşırdığım bir olay yaşamıştım. 3 kişi konuşuyorduk. 1. kişinin çok zevkli bir bilekliği vardı. 2 kişi bu bilekliği nereden aldığını sordu. 1. kişi Ahmet’in kendisine hediye ettiğini söyleyince, 2. kişinin yüzündeki gülümsemeyi görmeliydiniz. Çok beklemeden kendisi sebebini bildirdi: ‘Bayılıyorum hediyelerin el değiştirip yeni sahiplerini bulmasına. Bu bilekliği ben geçen sene Ahmet’e vermiştim ve şimdi o da sana. Hediyelerin yolculuğu devam etmeli…’

Türkiye’de hediye olan verilmez anlayışından/inancından dolayı beni baya bir düşündürdü bu olay. Daha sonra okuduğum
Lewis Hyde’ın  ’Armağan’ kitabı sonucunda hediye ekonomisi ve hediye kültürünün detaylarını keşfe çıktıkça kendimi de hediyeler konusunda eğitmeye başladım. İlginç bir şekilde nesnelerime bağlı olduğumu ve aslında kendi eşyalarımı başkalarına hediye etmediğimi fark ettim. Oysa hayatım boyunca etrafımdaki arkadaşlarım beğendiğim eşyalarını bana vermek konusunda bir an bile tereddüt etmemişlerdi…

Dün NetSquared aktivitesinde Duygu Şendağ’ın ‘Armağan Kültürü’ hakkındaki söyleşisine katılmışken Privatto Cafe’nin samimi çalışanlarından Necla Hanım kolyemi beğendi ve nereden aldığımı sordu. Ve işte an o andı. Daha önce başkasının bana hediye ettiği kolyeyi çıkarıp onun boynuna astığımda yüzündeki şaşkınlık görmeye değerdi. Hediyelerin yolculuğu devam ederken benim de kelebek etkisi 4. görevim tamamlandı:)

Kelebek Etkisi: 3. Görev. ‘Hayatıma Girdiğin için Minnettarım, Çünkü…’

aysegulguzel |
26 Temmuz 2011 |

Tüm haftasonumu kelebek etkisi maceramı gözlemleyerek geçirdim. İlginç bir oyun haline gelmeye başladı benim için. Bugün sabah uyandığımdan beri ‘bugün ne yapsam?’ ı düşünüyordum, cevabını ise karşıdan karşıya geçerken iki arkadaşın içten gelen kucaklaşmalarında buldum!

Yani Kelebek Etkisi Görev 3: Benim için çok değerli olan arkadaşlarımdan birine ‘Hayatıma girdiğin için minnettarım, çünkü…’leri sıralamaya karar verdim.

Bu görevi çoktan tamamladığım için sizlerle deneyimimi paylaşabilirim.

  • İlk önce kendi içimde çünküleri sıraladım, bu yüzümde aptal bir gülümsemeye sebep oldu. Minnettar olmama sebep olan ne çok şey varmış şaşırdım!
  • İkinci olarak ona söyleyecek uygun bir zaman ve mekan aradım.
  • Sonra baktım uygun bir zamanı ve mekanı yok bu işin, yalnız kaldığımız bir anda ben de sana bir şey söyleyecektim diye açtım lafı…
  • Pufff ne zormuş. Gençlik yıllarındaki ‘çıkma teklifi etmek’ gibi bir şeymiş bu iş :) Ama sonunda başardım. Sözlerimi tüm samimiyetimle söyledim ve ben de samimi bir kucaklaşma ile ödüllendirildim!

Yani çok basit ama günüme enerji getiren başka bir deneyim oldu! Minnettarlığın sözlere dökülmesi gerekli ve etkiliymiş…

Kim bu kelebek etkisinin ulaştığı kişi merak ediyorsanız ona bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Var mı bu deneyimi yapmak ve sonuçlarını paylaşmak isteyen? Kesinlikle tavsiye ederim!

Kelebek Etkisi: 1. Görev Tamam

aysegulguzel |
21 Temmuz 2011 |

Bugün oyunumun ilk günü. Kelebek etkisi deneyimi için ilk görev tamamlandı! Basit bir tesadüf gerçekten basit bir tesadüf müdür? adlı yazımda yazdığım gibi telefonumu aldım ve Z’dan A’ya taramaya basladım. Ü harfi üniversiteden mezun olduktan sonra çalıştığım şirketin ilk harfi olduğu için, aynı yerde çalışmaktan çok zevk aldığım ve yıllardır konuşmadığım iki arkadaşımı aradım. Birine ulaşılamıyordu, diğeri ise açmadı. Sonra S harfinde liseden bir arkadaşımı hatırladım. Telefonu artık kullanılmıyordu :( Yılmadım M harfine kadar devam ettim. M’de Melda adlı tatlı mı tatlı, üniversitedeki staj dönemlerimde tanıştığım bir arkadaşımı aradım. İlk önce beni tanımadı:) Ya Melda sen beni çok severdin diye kendimi hatırlatmam gerekti. Bir kaç ipucu sonrası eski günler, hayattaki yeni yolculuklar, bol bol gülümseme ve kahkahalarla dolu bir telefon konuşması geçirdim.

Telefonu kapatmadan kendisine oyunumdan bahsettim. O da aynı şeyi yapacağını söyledi. Yani çifte kelebek etkisi :) Bakalım neler getirecek. Belki cevabını hiç bir zaman öğrenmeyecek olsam da bana göre hava hoş. Acayip eğlendim. Yarın oyunuma devam edeceğim. Hala ne yapacağımı bilemesem de… Fikri olan?

Basit bir tesadüf gerçekten basit bir tesadüf müdür?

aysegulguzel |
21 Temmuz 2011 |

Zumbara serüvenim boyunca bir çok servis aldım, bir çok servis verdim. Afrika davulu dersi, pilates seansı, masaj, inovasyon danışmanlığı, empatik araştırma yöntemi, Barselona’da nereler görülmeli, sosyal medya stratejisi, permakültüre giriş, alternatif ekonomiler vs.

Amacım yaptığım paylaşımların listesini tutmak değil ama sıklıkla yaşamaya başladığım bir tecrübeyi anlatmak. Kelebek etkisi, karma teorisi veya halk dilinde “iyilik yap, iyilik bul” denklemi son zamanlarda çok ilgimi çekmekte.

Şöyle anlatayım. Üniversitelerin final döneminde görme engelli olan bir Zumbaralıya ders notlarını okuyarak yardım ettim (Bu sırada geçen yıl kaldığı dersten bu yıl sınıfın en yüksek notunu almış!). Buraya kadar her şey normaldi. O gece eve geç dönüyordum. Eve dönüş yolunda karanlık sokakta yürürken yanımda duran arabayı kullanan kadının şu sözleriydi benim ilgimi çeken: “Afedersiniz. Umarım korkutmuyorumdur. Bu yol çok karanlık oluyor da, ben gece yürürken bazen korkuyorum. İsterseniz arabamla sizi evinize kadar bırakabilirim.” İlk tepkim “ne iyi insanlar varmış bizim mahallede de” oldu ve eve kadar arabasında keyifli ve huzurlu bir muhabbet geçirdik.

Ancak Zumbarada yaptığım servis değişimleri arttıkça bu tür olaylara ilgim ve şaşkınlığım daha da artmaya başladı. Geçenlerde yine Skype üzerinden “Barselonada nereler görülmeli” diye bilgi paylaşımı yaptığım gün yol sorduğum başka bir kişi taksiyle kendisinin de oraya gideceğini istersem beni bırakabileceğini söyledi.

İşin ilginç tarafı bu tesadüfleri diğer Zumbaralıların da yaşadıklarını söylemeleri. Online satış konulu bir servis değişimi yapan Zumbara kullanıcısı, aynı gün tamamen tesadüf eseri ayakkabı fabrikası olan bir kişiden bu konuda danışmanlık vermesi için iş teklifi almış.

Örnekler o kadar çok ki. Ne yalan söyleyeyim, öncesinde basit bir tesadüf diyerek beni gülümseten bu rastlantılar şimdilerde içimde “neler olacak acaba?” sorusunu cevaplayabilmek için bir oyuna döndü.

Oyun basit. Her yeni gün diğer insanları-dolaylı olarak da kendimi- iyi hissettirebileceğim aksiyonlar bulacağım ve kelebek etkisi veya karma teorisinin hayatımdaki etkisini gözlemleyeceğim.

Bu oyuna katılmak isteyen olursa diye günlük aksiyonlarımı ve gözlemlediğim etkileri de sizlerle paylaşacağım.

Evet, hadi bakalım başlayalım o zaman. İlk aksiyonumu yapması çok kolay-böylelikle bahaneye yer kalmayacak- olduğu için seçiyorum. Bugün cep telefonumu alıp Z’den A’ya tek tek kişilere bakacağım ve ne zamandır aramadığım bir kişiyi arayıp halini hatrını soracağım. Bakalım neler olacak?

Günlük aksiyonlara önerileriniz veya paylaşmak istediğiniz gözlemleriniz olursa yorumlarınızı bekliyorum!

Bol oyunlu bir gün geçirmeniz dileği ile!