Büyük Şirketleri İşgal Et: Paylaşım Ekonomisinin Sessiz Devrimi*

meltems |
06 Mart 2013 |

Büyük Gerileme (Great Regression) ve Occupy Wall St. hareketinin gölgesinde, sıradan insanlar iş dünyasıyla olan şartlarını yeniden tartışıyor. Daha az tüketmek, daha fazlasını yapmak ve problemleri birlikte çözmek istiyorlar. Onlar yeni “paylaşım ekonomisinin” temelleri.

Büyük şirketler tökezliyor. İşsizlik hala çok fazla. Ve orta sınıf giderek sadece bir hatıra oluyor. Bütün bu kötü haberlerle, umut için nereye bakabiliriz?

Kickstarter. Zipcar. Shareable. Etsy. Kiva. Prosper. Airbnb.

Bunlar ve diğer “kolektif kullanım” şirketleri, geleneksel iş dünyası ve hükümet Amerikalıların ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve temel destekleri sağlayamadığından,  zorunluluktan yükselen yeni bir ekonominin parçaları.

Paylaşım ekonomisi insanların bir araya gelip kendi pazarlarını (Airbnb), kendi ürünlerini (Etsy) ve kendi para birimlerini (TimeBanks) yaratmalarına dayanır. Ortak ihtiyaçlara, güvene ve grubun bireyden daha güçlü olduğu inancına dayanır.

Paylaşıma dayalı bu yeni ekonomi sessiz bir devrimle hareket etmektedir: Milyonlarca Amerikalının sarsılan ekonomimize, bitmeyen ve düşüncesizce bir tüketimle daha fazla destek olmak istememesi.

Onlar, hiper-tüketim  sürdürülebilir olmadığı, hem de daha az paraları olduğu için artık bir opsiyon olmadığını farkettiler.  Bunun yerine Amerikalılar sınırlı gelirlerini sorumlu, düşünceli ve gerekli bir yolda harcamaya başlıyorlar. Paralarının nereye gittiğiyle ilgili iyi hissetmek istiyorlar.

Başkan Roosevelt 1930’larda Yeni Düzen’e (New Deal) geçirdiğinde, bu ülke tarihindeki en önemli işçi hakları mevzuatının parçasıydı. İlk defa, işçilere daha önce sadece şirket sahiplerine ait olan ekonomiden pay vererek çalışma alanıyla adilliği tanıştırdı.

 

Yeni Düzen aynı zamanda konuşulmayan bir anlaşma yarattı. Çalışanlar bir kurum için haftada 40 saat çalışacak ve kurum, karşılığında onlara yaşanabilir bir maaş verecek ki onlar da Amerikan Rüyası’ndan bir parçaya sahip olabilsinler.

Ama anlaşma 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çözülmeye başladı ve iki zararlı trendle kötüleşti: azalan oranlı vergileme ve sendikasızlaştırma. İşçiler anlaşma masasındaki yerlerini kaybederken en zengin, vergilerdeki adil payını ödemeyi bıraktı.  Çalışanlar daha az maaşa daha çok çalışırken, mal sahipleri pastadan daha fazla talep ettiler.

%99 “işgalcilerinin” çağrılarında bu unufak olan anlaşmanın yankılarını duyuyorsunuz. Bu anlaşma  resmi olarak bitti ve birçok Amerikalı kendilerini korumak için kendi hallerine bırakıldı.

Anlaşmanın yerini ne alacak? Gelir eşitliliğini nasıl yeniden yerleştireceğiz ve işçilerin temel ihtiyaçlarını sağlayacağız? Buna Sessiz Devrim deniliyor ve yeni paylaşım ekonomimizi ilerletiyor.

Sessiz Devrim sözlü bir hareket veya politika önerisi değildir. Yerel gıda alan, topluluk işlerini destekleyen, yeşil yaşayan ve kaynaklarını (zaman,para ve ürünler) paylaşan insanlardır. Sistemden çekilerek ona saldıran insanlardır. Sadece tüketmek için çalışmak istemeyen insanlardır. Dünyanın kaynaklarının – ve kendi finanslarının – limitli olduğunu anlayan, tüketim çılgınlığının sürdürülebilir olmadığını gördüler. Kararlarının şimdiki toplum ve gelecek kuşaklar üzerinde etkileri olduğunu fark ettiler. Onlar, eylemlerinin ekolojik, sosyal ve finansal etkilerinin farkında olan ve birbiriyle bağlantıda olmak isteyen “360 derece insanlardır”.

Aynı zamanda iş dünyası ve hükümetlerin tüm ihtiyaçları karşılayamayacağını görüyorlar. Yüzleştikleri zorluklar için kendi çözümlerini inşa etmeleri gerektiğini biliyorlar.

Sessiz Devrim’in her yerde olduğunu görmek mümkün: kolektif satın alma ve ürün değiş tokuşu (Zipcar ve SnapGoods), sosyal problemleri çözme (Open Ideo) , enformasyon birikimi (Ushahidi),  finansal borç verme (Prosper ve Kickstarter), ağ kurma ve bağlantı (Connect.me), ofis alanı paylaşımı (Loosecubes), öğretme (Skillshare) ve hatta çocuk bakımı (babysitting co-ops).

Bu hareket bilmeden ekonomimizi tekrar organize etme potansiyeline sahip yeni bir ekonomik sistem yaratıyor. Sessiz Devrim’in satın alma kararları, gelecekte iş dünyasından ne beklediğimizin üzerinde önemli bir etkisi olabilir.

Şirketlerin başarılı olmaları için olabildiğince kar etmeleri ve ne pahasına olursa olsun kısa dönem kazançlarını maksimize etmeleri gerektiğine inanmak üzere eğitildik. Ama Sessiz Devrim, şeffaflığa ve sorumluluğa değer veren yeni bir sosyal piyasa ekosistemi yaratıyor. Sessiz Devrim, kısa dönem karlılık yerine uzun dönem sürdürülebilirliğe önem vererek sosyal odağı olan yeni bir ekosistem yaratıyor.

Sessiz Devrim, sosyal amaçları desteklemek için yeni finansal modeller sunuyor. B Corporations’ın yükselişi ve sosyal girişimler, kar ve sosyal sorumluluğun aynı anda başarılabileceğini gösteriyor.

Bir bakıma Sessiz Devrim, topluluğa, sağlığa, ekolojiye, mutluluğa ve dengeye odaklanmasıyla temele bir dönüştür. Kökeninde karşılıklılık fikri yatar – insanların bir araya gelmesi, kaynaklarını birleştirmesi ve kendi ihtiyaçlarını karşılalamaları.

Bunu çekici yapan basitliği: büyük şirket veya hükümet tarafından yönlendirilmiyor, sadece paylaşılan ihtiyaçlar ve ortak bir vizyona sahip bir grup insan öncülük ediyor.

Bu hükümet ve iş dünyasının hiç rol oynamayacağı anlamına gelmiyor. Gerçekte, onların bu Sessiz Devrime aktif katılımı önemli. Neyseki, önceki AOL başkanı Steve Case gibi bazı girişimci iş liderleri yeni ekonomiye yatırım yapıyorlar, ancak daha fazla katılıma ihtiyaç var, özellikle Washington ve eyalet binaları ile belediyelerde.

Sessiz Devrim’in daha da yayılabilmesi için vergi kesintilerinin sağlanması, bazı kolaylıkların getirilmesi ve yenilikçi sivil toplum enstitüleri için teşvikler yaratılması gibi konularda hükümet desteğine ihtiyacı var.

Zipcar ve Etsy gibi kurumlar bize “kolektif kullanım” başarısının mümkün olduğunu gösterdi.  Bu ortak başarının yayılmasını sağlamak, iş ve hükümet liderleri dahil bize bağlıdır.

*Sarah Horowitz’in bu yazısı 6 Aralık 2011′de The Atlantic‘te yayınlandı, Türkçe çevirisi Ortak Kullanım Hareketi blogundan alındı, birkaç küçük düzenlemeden sonra Zumbara Blog’unda yayınlanıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>