1890’ların Rüyası: Neden Eski Mutualizm* Yeni Bir Geri Dönüş Yapıyor?

yelizyilmaz |
16 Eylül 2013 |

Not: Bu makale, Sara Horowitz tarafından, The Atlantic adlı web sitesinde yayınlanmıştır ve Zumbara aracılığıyla, saat karşılığı Aslı Tosuner tarafından çevrilmiştir. Aslı’ya desteğinden dolayı teşekkür ederiz.

Özgür düşünceli işçilerden oluşan bu kuşağın değerleri vahşi ve yeni değildir. Tersine, onlar endüstri devriminin yükselişiyle terkettiğimiz değerlere bir dönüşü temsil ediyorlar.

(1890'daki Portland - Görsel Wikipedia'dan alınmıştır.)

‘90’lar bir geri dönüş yapıyor. 1890’lar bu.

Bir TV hicvi olan Portlandia’nın son bölümünün en can alıcı noktasıydı bu, yıldız ve yazar Fred Armisen şöyle dediği anda:  “Ekonomi bir kargaşa içindeyken, avam genç erkekler caddelerde iş aramak için gezinirken ve insanlar dev kurumsal tekellere sırtlarını dönüp, yerel işleri desteklediler? Portland’da insanlar kendi tavukları yetiştiriyor ve kendi etlerini kurutuyor! 1890’ların rüyası Portland’da canlı.

Şovun tarihi birkaç yılla sınırlıyken, Portland, Ore’de (ve buna bağlı olarak Brooklyn, Bay Area ve tüm sürdürülebilir yerel sebze, meyve  yiyen hareket) belirli bir his gerçekten geçmişe doğru hareket ediyor.

Sadece klasik estetikte (Gür sakallar, pantolon askılar, dövmeler) değil ama aynı zamanda değerlerde de. (el sanatları ustalıkları; kurumsal karşıtı duyarlılık; yerel, kooperatif işlere dayanma ve sosyal amaçlı teşebbüsler)

Özel sektör ve hükümetin 21. Yüzyıla girerken tökezlemesiyle, 1800’lerin kooperatif derslerini öğrenmemiz ve karı sosyal iyiliğe bağlayan bir köprü inşa edecek sosyal teşebbüsleri güçlendirmemiz önemlidir.

1820’lerde, kooperatif işler ve kolektivist organizasyonların gücünü canlandırma üzerine inşa edilmiş, yeni büyümeye başlayan bir mutualist hareketi,  Amerika’da çalışan insanların arasına sızmaya başlamıştı.

Deri işçiliği, hatta gazete yayıncılığını doğrultmak için kooperatifler yaratmak amacıyla bir araya geliyorlardı. 1880’ler ve 1890’larda bu hareket güçlü enstitülere dönüşerek sağlamlaştı.

Kooperatifler Amerikan tekstilinde derin bir biçimde, sıkıca birbirine bağlanmıştır. 1752’de kurucu papaz Ben Franklin(ve gönüllü itfaiyeci) hala çalışan,  halkın ilk ortak yangın sigorta şirketi, Philadelphia Contributionship’i hayata geçirdi. Kitabı For All The People(Tüm İnsanlar İçin)’da, tarihçi ve doğramacı John Curl 1800’lerde patlayan kooperatif işlerinin-madencilik kooperatifi, ayakkabı yapma kooperatifi, örgü kooperatifi- şaşırtıcı çeşitliliğine ışık tutuyor. Aslında işçilerin sahip olmak için birlik olabilecekleri herşeyi onlar yaptılar.

Karşılıklılığa dayalı değerlerin bir kere daha yükselişini görmeye başlıyoruz. Bu çabaların birçoğu doğrudan geç 1800’ler ortak destek modeline ayna tutuyor ama bu sefer internetin yardımıyla bir zamanlar yerel olan modelleri ulusal bir ölçeğe getiriyor.

Bunlar ayrıca ufak, sevimli butik dükkanları değildir.

Kickstarter üzerinden sıradan insanlar, 27 binden fazla müzik, film, sanat ve tasarım projelerini desteklemek için sadece geçen yıl yaklaşık 100 milyon dolar topladı. Etsy geçen yıl el yapımı ve vintage ürünlerde 400 milyon dolardan fazla satışa izin verdi. Ve National Cooperative Business Association (Milli Kooperatif İşler Derneği)’na göre 2 milyondan fazla Amerikalı, ülkedeki 30 bin kooperatifte çalışmaktadır.

Özel sektör de kooperatiflerle yapılabilecek anlamlı bir kar olabileceğini biliyor. Newman’s Own Patagonia gibi sosyal amaçlı işler ve tüm adil ticaret hareketi çok iyi gelişiyor. Bizim kendi sosyal amaçlı Freelancers Insurance Company’miz (Serbest Çalışanlar Sigorta Şirketi) sigorta piyasasında bir boşluğu doldurdu ve şimdi 23 bin üye ve ailelerine hizmet ediyor ve 100 milyon dolardan fazla gelir sağlıyor.

Geçen yüzyıl başında, hem hükümet hem özel sektöre “sosyal iyilik” in bekçileri olarak güvenildiğini gördük. Hiçbiri vazifeyle ilgili beklenene tek başına ulaşmadı. İşçilere, kazanca, kooperatif ve inovasyona değer veren yeni bir üretim şekline ihtiyacımız var.

İşçilerin iş dünyası ile ve hükümetin işçilerle olan ilişkisinin komple yeniden yönlendirilmesine ihtiyacımız var.

2020’de, Amerika’daki kooperatiflerin sayısını üçe katlayarak 100 bin olmasını ve 5 milyon Amerikalı’nın kooperatif işinde çalışmasını amaçlamalıyız.

Oraya nasıl ulaşacağız? Sosyal amaçlı işlere başlangıç desteği olarak düşük maliyetli sermaye sağlıyoruz. Kitle kaynaklı (crowd-source) inovatif politika fikirlerini kolaylaştırmak için federal veri grupları açıyoruz. Sorumluluk ve sürdürülebilirlik kılavuzluğu ile bekleyen Benefit Corporations’ı ödüllendirerek kurumların ne olabileceğini tekrar hayal ediyoruz.

Aslında hükümet yatırımlarını sosyal girişimciler için teşebbüs sermayelerine dönüştürüyoruz. Geçen ay bunun harika bir örneğini federal hükümetin, sekiz eyalette kar amacı gütmeyen, tüketici-odaklı sağlık hizmeti kooperatiflerinin harekete geçmesine yardımcı olmak için düşük faizli kredi borçlarında 600 milyon dolardan fazlasını anons ettiği zaman gördük. (Freelancers Union New York, New Jersey ve Oregan’da kooperatifleri finanse etmektedir.)

Daha karşılıklı bir toplum için ihtiyaç duyduğumuz güveni tekrar inşa edebilmek için, neyin çalıştığının bir kopyası için sadece 120 veya o kadar yıl geriye bakmaya ihtiyacımız var.

Amerika’nın gür sakallı mahallelerinde bunun tekrar çalıştığını görüyoruz.

Portlandia’nın yıldızı Carrie Brownstein’ın dediği gibi “Sanki Başkan McKinley hiç öldürülmemiş gibi.”

 


* Çeviren Notu: Mutualizm, biyolojide türlerden iki canlının karşılıklı yardımlaşması her iki tarafa da yarar sağlamasına dayalı olan bir ortak yaşam biçimidir.”(Wikipedia) Sosyolojide, Anarşizmin bir türü olarak geçmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>